1.Sayı – Otopsi

Buradayız.
Ve Kabul Edin, Hepimiz Ölümlüyüz.
Sanırım endüstri toplumu ve popüler kültürün girmediği,
ulaşamadığı herhangi bir nokta kalmadı yeryüzünde.
Bin yıllardır Dünya’nın geri kalanına gitmeyi reddeden ve
bu sebeple “ilkel” diye adlandırılan o bilindik Afrika kabilelerine bile
bulaşmış bir şeyden bahsediyoruz burada.
Belgesel niyetine rahatsız edilmiş bir aşiret değilse ne bu?
İşte tam da bu yüzden, Kaybolan Defterler ekibi olarak belki bizler de
“ilkel” diye adlandırılmak isteriz.
Bir kaç kişiyle yola çıktığımızda, aramızda anlaşmıştık.
“Söylenmemişi söyleyelim sadece” demiştik o gün.
Sanırım öyle de oldu.
Henüz büyüyoruz. Büyüyeceğiz.
Yeni kelimeler, yeni düşler kurmayı öğreneceğiz belki.
Hiç yazılmamış şiirler, hiç anlatılmamış öyküler,
hiç çekilmemiş fotoğraflar, çizilmemiş resimler olacak
tam da buralarda, defterimizde.
Henüz büyüyoruz ve evet öğreniyoruz, öğreneceğiz...
“Peki derginin ilk teması neden Otopsi?”
derseniz eğer, şöyle cevaplayabiliriz:
Bizler, yerküre üzerinde asılı duran insanlar, yani hepimiz; fiziken
ölüyor ve çürüyoruz...
Ancak aynı zamanda,
başkalarının düşlerinden de kovuluyor, öldürülüyoruz.
Ha elbette, bizler de yok ediyoruz ve kafamızın içinde koca bir mezarlıkla
geziniyoruz...
Çünkü, büyüyoruz.
Büyürken düşüyor, kirleniyor, yaralanıyoruz.
Kirleniyoruz çünkü doğduk, ölüyoruz.
Ölüyoruz ve öldürüyoruz, hem de canlı yayında;
Ayak uçları yerküreye değmiş hiç bir şey, masum değildir artık…

Normal boyutlarda okumak için, lütfen üstteki görseli tıklayınız.