Belki de en iyisini yine balinalar yaptı. Kıyıya vurdular. Hem de hep birden. Umarsızca. Ardına bakmaksızın. Toplandılar ve kıyıya vurdular.

Bizim mizacımızda genellikle böyle şeyler yok. Korkağız çünkü. Çarpma pozisyonunda sırf korkumuzdan alırız kafamızı bacaklarımızın arasına. Bilimsel herhangi bir mevzudan ötürü değil. Yüzümüzde gülünce genişleyen gamzeler değil, bir sonraki katliam için hazırlanmış gözyaşı mezar boşlukları var.

Kuşlar gibiyiz biraz. Bir yerden duymuştum. Yerküre üzerindeki bir çok kuş türü, göçten dönüp yuvasını bulamadığında hemen oracıkta ölürmüş. Eğer insanoğlu bir kuş olsaydı, ne çok ölürdü Tanrım…

Zayi edilmiş yarın, şüphesiz geri dönmeyecek çocukluğu yendi. Apartmanın karşısındaki boş arsada üstelik. Kendi evinde mağlubiyet değilse ne bu?

Nasıl da alışmış gibi yaptık? Nasıl da acımamış gibi…

HIDIR MURAT DOĞAN
Genel Yayın Yönetmeni

imza

Normal boyutlarda okumak için, lütfen üstteki görseli tıklayınız.
Daha yüksek boyut ve özelliklerde okumak için, lütfen indirerek okuyunuz. Tüm platformlara uyumludur.