Acısına katlanan her yara kabuk bağlardı birgün…

Kabuğunu uzaklara taşıyan bir kaplumbağa yaşıyor içimde.
Yükte ağır pahada hafif şiirler yazıyorum heceleyerek.
Ben bu yolda ü şü yo rum diyorum ve tüm karşılaştığım diyaloglar “şükret haline” diyor yüksek sesle.

Diyalektik gülüşler çarpıyor yüzüme ki yüzüm her seferinde yarım yamalak bir gamze asıyor elmacık kemiklerime.
Yarısı kesilmiş bir elma gibi kararıyor zihnim.

Alzheimer olmuş sözlerinizi asıyorum kulağıma küpe diye.
Kulağıma küpe yapıyorum tüm unuttuklarınızı.
Unutmak ki en çok hatırladığımdır.

Bağdaş kurup kalbimin bir köşesine bitki çayı içiyorum.
Yerime konuşsun istiyorum birileri.
Birileri beni sussun.
Ne diyordu Didem Madak; Bir zamanlar kendimi bulunmaz Hint kumaşı sanmıştım. Kaç metredir benim yokluğum?

Astarsızlığınıza alıştırdım kendimi.
Derimi yüzerek alıştım.
Bir tüy kadar hafifim artık.

Yazar

1983 İstanbul doğumlu. Öğrenimine açıktan devam etmektedir. Yazmaya kendi tabiriyle şizofren günlüğü ile başladı. Birçok deneme ve şiir çalışması olan yazar kolektif çalışmalar içerisinde de yer almıştır. Bunlardan birisi 18 yazar ile birlikte çıkardıkları "Siyah Bir Antoloji" isimli kitaptır. Çalışmaları çeşitli edebiyat portalları ve dergilerde yayımlanıyor. İlk kitabı olan "Kırmızı Bavul" 2012 yılında piyasaya çıkmıştır. İkinci kitap çalışması "Kaçık Arttırma"dır. Kendisini şu sözle tanımlar. "Yazıyorum. Kendimi izah edecek kadar dilsizim"