Bir Vesikalığın Ardına Gizlenmek

Nişantaşı Studio Celal’de bir sabah…14875230_10154708433877229_748452841_n

Ahmet Kaya, kim bilir yeni çıkaracağı albüm için mi çektiriyordu bu fotoğrafı…
Yurtdışına gidecekti de vizeye mi lazımdı yoksa?
Kimliği kaybolmuştu da hükümsüz müydü yoksa: onu çıkarmak için miydi; bir kimlik arayışı mıydı her şey…
Bir insan niye kravat takardı ki, o gün takmıştı.
Orada, o sandalyeye oturduğunda ne düşünüyordu?
Bir gün bu memleketten gitmek zorunda kalacağını mı?
Hatıralarını, sevdiklerini, yeni doğan yeğenini, arabada, evde, düğün yerlerinde kısık sesle dinlendiği türkülerini mi?
“Evde demliğin altı açık mı kalmıştı acaba? İçine kaçak çay atacaktı; unutmuş muydu? Karısı evde yalnız mıydı? Evini biri taşlamış mıydı? Birisi, kasetçiye gidip tüm kasetlerini alıp arkadaşlarına mı hediye etmişti yoksa hepsini yakmış mıydı? Duvardaki sazı yere düşmüş müydü?”
Birileri ondan nefret ediyor muydu?
Tam köşedeki sokağı dönecekken yasal mermisiyle bir komiser mi yaklaşacaktı?
Başı belada mıydı?
Tedirgindi, suskundu.
Yine de güldü Ahmet. Mecburen, kimlikte öyle gözüksün diye güldü. Sistemin kendisine verip de zırt pırt geri istediği kimlik için güldü. Yalandan güldüğünü kimse anlamasın diye de hep uzattı sakallarını. Onu tanıyanlar gözlerinden, sadece gözlerinden gerçeği anladı.
Sen doğalı tam 59 yıl oldu, öleli de bir hayli çok.
Biz daha senin konserlerinde en arka sıradan sesimiz duyulsun diye: “Ahmet Abi” diye bağıracaktık. Ama olmadı…

Olmasaydı sonumuz böyle.

Emrah Ateş
2013-2016

Yeni Şeyler

ăn dặm kiểu NhậtResponsive WordPress Themenhà cấp 4 nông thônthời trang trẻ emgiày cao gótshop giày nữdownload wordpress pluginsmẫu biệt thự đẹpepichouseáo sơ mi nữhouse beautiful