Mervyn O’Gorman, kızı Christina’nın bu fotoğraflarını çektiğinde 42 yaşındaydı. Lulworth Cove kentinde çekilen fotoğraflar için Autochrome renklendirme tekniğine uygun olarak kırmızı pelerin ve mayosuyla poz veren kızını fotoğraflayan O’Gorman, Autochrome tekniğini dünyada ilk kullanan insanlardan biri oldu.

Fotoğrafların autochrome işlemi ile renklendirilmesi ilk olarak 1907 yılında Lumiere kardeşler tarafından gerçekleştirilmiştir. Cam plakaların üzerine çok ufak mozaik parçaları şeklinde kırmızı, yeşil ve mavi boyalı patates nişastası ile kaplanarak işleme başlanıyordu. Kullanılan bu nişastaların ana görevi emulsüyon üzerinde ışığa duyarlı filtre görevi görmeleriydi. İşlem süresince hazırlanan emulsiyon tabakası ilk olarak siyah-beyaz pozitif bir görüntüye dönüşürdü. Daha sonra renklendirme işlemine başlanırdı. Autochorome ile renklendirme işlemi 1930’lu yıllara kadar devam etti ve bu yıllarda renkli filmlerin ve baskıların çıkmasıyla son buldu.

Tipik olarak Autochrome baskı tekniğinin özellikleri noktasal bir renklenmeye sahip olması, fotoğrafın genelinde oluşan yumuşak bir görüntüye sahip olması, renklerin solgun görünmesi ve pastel tonlardaki görüntüsüyle karakterizedir.

Mervyn O’Gorman, bir elektrik mühendisi olarak bir kablolama şirketinde çalışıyordu. Önceleri Royal Balloon Factory’de daha sonra Kraliyet Uçak Fabrikasında şef olarak çalışan O’Gorman, Motor alanında kitaplar yazdı. Ancak Mervyn O’Gorman’ın gerçek tutkusu fotoğraf sanatıydı. 1913 yılından günümüze ulaşan bu muhteşem fotoğrafları çektikten sonra 1931 yılında eşi Florence’i kaybetti. Kendisi de 1958 yılında öldü.

Bir Kısım Edebi Şeyler!