Eğer Bu Bir Film Olsaydı

Herkesin ölmesi gereken yere geldik.Müziğin sesi kısıldı, sokaktaki kediler uyudu, köpekler minare hoparlörlerine savaş açtı ve biz kaçınılmaz sona geldik.Kimse bilmese de ben en sevdiğim filmi yüz küsürüncü kez izledim.Esas kız esas oğlana “benim yerime de yaşa” dedi.Gün battı, ay göründü, daha güzel bir söz söylenmedi.

Çocukken yemediğim yemekleri hatırladım bu akşam tek tek.Babam gelirse yesin diye yemediklerimi, annem dert edinmesin diye “tokum” dediklerimi, ya da abim için yapılan ve seviyormuş taklidi yaptıklarımı.Bütün bunların beni duygusal bir adam yaptığını söyleyen kızı hatırladım sonra.Bir de beraber yaptığımız yemekleri.

“Mutsuz oluruz, aynı şeyleri yaşamak istemiyorum” dediği yerde bir adet kasımpatı bitti.Kasımpatı bitkisi öyledir, yerli yersiz biter; bizim hikayemiz nasıl bittiyse.Afilli sözler, nasıl yerini çirkinlikte yarışan ve bir o kadar yabancı insanlarla mutluluk ihtimaline bıraktıysa.

Bir çakıl taşı suyu dalgalandırdı, aklım bulandı, sustum.Anlattığım tüm hikayeleri birer birer karşıma dizdim.Hep “sen bilmeyeceksin” dediğim hikayelerimin aslında en büyük yalanlarım olduğunu, rol çaldığım esas oğlanların hiçbirinin sözlerinin bana ait olmadığını bir kez daha anladım. “Eğer bu bir film olsaydı” belki birimiz diğeri yerine yaşardı.Sana senin yerine yaşayacağımı söylemek vardı belki, ama bir de “senin yerine ölmenin” dayanılmaz hafifliği.

 

Yedek Kulübesi’nden sevgilerle

Yeni Şeyler

ăn dặm kiểu NhậtResponsive WordPress Themenhà cấp 4 nông thônthời trang trẻ emgiày cao gótshop giày nữdownload wordpress pluginsmẫu biệt thự đẹpepichouseáo sơ mi nữhouse beautiful