Gelsen

oturup seninle birer çay içsek
demli mi demli
rastgele bir kitap alıp elime
herhangi bir yerinden bir şiir okusam sana
hüzünlensek

her ikindi vakti alıp kahvemizi
pencere kenarına otursak
sen kalabalığı izlesen, ben sana baksam
geceleri çıkıp caddelerde yürüsek biraz
konuşmadan ağır adımlarla
bir bankta oturup biraz muhabbet etsek
üşüsek, sarılsak öylece, eve dönsek
ben oturup bir şeyler yazsam
sen de öylece bana baksan
kızsan da her defasında sigarama
arada küllüğü boşaltmayı ihmal etmesen
dalgınlığıma versen

sarılıp bir film izlesek sessizce
sonra başlasak filmi tartışmaya
benim görmediğimi sen görmüş olsan
beni uyumuş olmakla suçlasan, kızsan bana
arada sırada devlet meselelerini konuşsak
felsefeden dem vurup
edebiyatçılara laf atsak
uzasa tartışmalar sonra yorulsak
bana çocukluğundan bahsetsen
ben de sana yaralarımı açsam
ölülerimi saysam
hüzünlensen
ağlasak

aynı gazeteyi aynı anda okusak
aynı kitaba aynı yerlerde ara versek
giydiğimi beğenmeyerek üstümden çıkarıp
yenisini giydirsen
istediğim gibi değil
sevdiğim gibi tarasan saçlarını
bazen saatlerce konuşmasak

çaya kaç şeker atacağımı sormasan
kaşığı yere bırakmama her defasında kızsan
yaptığımız yolculukların biletlerini saklasak
her garda bir fotoğrafımız olsa

bir sen olsan
bir ben olsam
bir tek biz olsak…
yanımızdan geçenleri görmesek
hiç kimseyi tanımasak
adımı hiç söylemesen
annemin otuz beş yıl sonra bile
babamın adında duyduğu heyecanı duysan.

yaşlansak…
sonra sen oturup bir pencere kenarına
sana yazdığım o ilk şiiri hâlâ gülümseyerek okusan
kaldırsan başını caddeye bakıp
gördüğün her çelimsiz adamı ben sansan
kalkıp bir çay doldursan
alıp kaşığı bardağın yanına bıraksan
sonra gaipten bir ses gelse
gelmen için ettiğim duaları duysan.

Yeni Şeyler

ăn dặm kiểu NhậtResponsive WordPress Themenhà cấp 4 nông thônthời trang trẻ emgiày cao gótshop giày nữdownload wordpress pluginsmẫu biệt thự đẹpepichouseáo sơ mi nữhouse beautiful