here i come ulan*

zamandan geriye biz kaldık
eksilerde çoğalan bir yalnızlık
biz kaldık yani siz
onlar da vardı
pek sevilip sayıldık, siyasetten evvel
komşuluklarla anıldık
biz kaldık yani siz

biraz eskiyen sesimizde yağmurlarda yıkandık
kuşları göç ettik
şehirlerin gürültüsüne kaldık, katıldık
yani siz kaldınız
içinde biraz biz vardık

yağmur dedik ya, bahara vardık
gidecek çok yolumuz vardı, uçurumları atladık
sek sek oynayan çocuklar gibi atladık
biz kaldık yani onların arasında
yani binaların arasında bir tutam bahçe olarak
yani ölüme yaşamdan kanayan yerlerimizle
birlikteydik işte, tesadüfleri atladık, belki de atlattık, ayrılıklara karalandık
yani kıraathanelerde kitaplar vardı, televizyonlara boğulmadan evvel

sokakların gölgeleri boyadığı yerde yalnızca yalnızdık
ne bahtsız adamlarız, ne bahtsız kadınlarız işte
gidip bir kuyudan aşkı bağırdık
sonra gidip şairlerin, yazarların kitaplarına dağıldık
dağlanan bir acıyla bırakılan azınlık şimdi adımız
ismi geçmeyen sayılarda biz vardık
ne kadar ordaysak o kadar kaybolduk, yok kadar sayıldık

mehmet ağbi vardı bir de; en çok kapısı çalınmayan

zamandan geriye biz kaldık
bizden geriye de çocuklar kalsın

*Oğuz Atay’ın Tehlikeli Oyunlar kitabından

Artistik Bellek / Kasım-Aralık, 2016 / 13. sayı

Yeni Şeyler

ăn dặm kiểu NhậtResponsive WordPress Themenhà cấp 4 nông thônthời trang trẻ emgiày cao gótshop giày nữdownload wordpress pluginsmẫu biệt thự đẹpepichouseáo sơ mi nữhouse beautiful