KAM

Noldu size bir seher vakti
Düştü perçeminiz gül yüzlü yarin çehresine
Kriminal sokaklarımız, tekinsiz vücutlarımız biz
Bir devrin gölgesi, dönük yüzü ziyanlara
Zından gibi yürekler, sevgi sözcükleri kırıntı
Yılanın geldiği süt, memelerimizden akar durur da
Maveralarını göremezsin
Hind kumaşı alnında
Acının, döşünün ortasına zülfikar ile
Çekilmiş o büyük sınır, sövgüsü kutsal zihnin
İkiz kardeş gibi, cami avlularında
Hangi tapınakta hangi kötü dua okundu da
Hangi yıldız altında doğdu bu köhne çocuklar
Sınırlarınız faça attı yüzümüze
Yüzümüz daha gençken bu yüzden taşır
İhtiyarlığın çizgilerini
Biz sizin viranenizden
Bülbül olup da kalktık, geldik
Sizi bizden şimdi ancak deniz
Suratta geçmesi namümkün bir yara gibi
Ayıracaktır, her aynaya bakınca
Hatırlanacaktır,
Her hatırında dikişleri daha da tutmayacak.
Başkentlerinizde bize yer yok.
Satranç tahtanız eğilmiş, suları
Mitolojik kahramanlar gibi gürüldeyen nehirlerimize akar
Kanaviçe misali kir işlemiş kadınlarınız yüzünüze,
Kaşlarınız hep bize doğrulur sekmez bir kurşun gibi
Anlatın bize,
Ne zaman açılır kaosun çiçekleri, dönemezsek evlerimize geri?
Yıktığınız, harap ettiğiniz tarlalarda
Korkuluklar niyetine kuşlarımız bekler şimdi.
Göçmeye zorunlu turnanın adına Ali demezler
Tarih kitaplarında isimleri olanların cisimleri şah-ı mervan
Çocuklar, çocuklar, çocukları kim bilecek?
Çocuklar, Kuran’ın yalnız yaldızlarına nakşedilen devran.
Kamamız artık kendi yüreğimize doğrulur,
kalp yerine, bir cinnet anında, atacak olan odur.

Yeni Şeyler

ăn dặm kiểu NhậtResponsive WordPress Themenhà cấp 4 nông thônthời trang trẻ emgiày cao gótshop giày nữdownload wordpress pluginsmẫu biệt thự đẹpepichouseáo sơ mi nữhouse beautiful