“üst kattaki, hani şu çok kitap okuyan genç kadının defterinden düşen bir yaprakçık.”

 

 

düşünmek için bolca vaktim oldu.

ilk andan son ana kadar perde perde oynattım anıları retinamda.

gamzelerimi oyan tebessümünü yaşlarımla boğdum.

ılık süte bandırdığım birkaç kurabiyeyi katık ettim Seha Okuş
dinlediğim gecelere.

okuduğum onca kitapta, çizdiğim satırlar çengel bulmacanın şifre kutucuklarını doldurur gibi işaret etti seni.

yıllardan geriye ne bir satır ne bir tını ne de bir kare kaldı.

uzun süreli belleğime hapsettiğim birkaç an dışında bir kara kutu dün, bir koca delik geçmiş.

unutamamakla unutmak istememek arasında mekik dokuyan bir göğüs kafesinden ibaret şimdi aşk…

aşka inancı kalmayan iki yüreğin, inkâr ettiği acziyet yatağında gururla sotelenmiş bir aşk…

tuttuğun eller buz kestiği gün anımsayacağın iki elin on parmağı…

kireçlenmeye inat, ne vakit seni anımsasa ızdırapla kütleyen on parmağın iki eli…

şimdi hayat, hızı arttırılan ama bir türlü bir yere varılamayan bir koşu bandı sanki.

yanından hızla uzaklaşan makigillerin yaydığı oksijeni hava keseciklerine dolduramamak, alıcısı ve adresi belli zarfların boş mektupları gibi…

ben çıkıp tepeciklere, haykırıyorum, meydan okuyorum yel değirmenlerine.

sense üç maymunun prömiyerini sahneliyorsun yaban ellere.

Yazar

Sınıfının öğretmenidir. Vaktiyle, Koza Düşünce Dergisi'nde pedagojik düşünce yazıları, Yalnızlar Mektebi Dergisi'nde de araştırma\inceleme yazıları yazmışlığı vardır. Şimdi ise Kaybolan Defterler'de, Karahindiba Dergi'de ve Âlâ Edebiyat Dergisi'nde bir küçük yaprakçıktır. Hayatının geri kalan kısmını ise bolca okuyan, kalemi yettikçe yazan bir cesur acemi olarak sürdürmektedir.